Çarşamba, Ocak 23, 2008

Gece...



Sadece günün bu saatinde de ayakta olmam karşısında saygıyla karışık bir hayret uyandırmak için yazıyorum. Yoksa birşey yaptığım yok, yarın sabaha yetiştirmem gereken bir dosya var fakat ben konsantrasyonumu sayıca fazla dakika önce kaybettim. En iyisi eve gidip yarın sabah erkenden gelmek. M. sorumluluklar tepeme bindiği zaman yapılacak en aptalca şeyi yapma eğiliminde olduğumu söyler. Beni arada sırada doğru tahlil etmesi hoşuma gidiyor. Çoğu zaman beni anlamadığını düşündüğüm zamanlarda bile zayıflıklarımla nazikçe yüzleşmemi sağlıyor. Bunca yıldan sonra beni tam olarak tanıdığını sanmıyorum. Bir insanı tam olarak tanımak gibi bir şey mümkün müdür bundan da emin değilim. Fakat M. ne zaman yara alacağımı ve ne zaman ona ihtiyacım olacağını biliyor. Ve bu kadarı bana yetiyor. Çünkü biliyorum ki aynı şey onun için de geçerli.

Gerçek şu ki çok farklı iki insanız ve M. her zaman "Nasıl bir arada olduğumuzu anlamıyorum" diyor. Bu bizi güldürüyor. Onun taklidini yapıyorum. "Nasıl bir arada olduğumuzu anlamıyorum" diyorum, onun gibi. Yine gülüyor. Tekrar yapmamı istiyor. Ben ise istemiyorum. Çünkü hiçbir taklidi ikinci kez yapamıyorum. Bozulsun istemiyorum. O ısrar ediyor. Onu kıramıyorum, bok gibi bir taklit yapıyorum bu sefer. İlki gibi değil. Ama yine de gülümsüyor. Bu kadarı ona yetiyor.

Yapılacak en aptalca şeyi yaparak eve gidiyorum şimdi.



3 yorum:

Adsız dedi ki...

Cins herifin tekisin işte :)))

Adsız dedi ki...

:) M.

Tembel Ard dedi ki...

aradan iki gün geçti hala ofisten çıkmadım!